İNCİRLİ PASTA



Yine ünlü bir tarif:) Blog arkadaşlarımı dolaşırken gözüme en çok takılan tariflerden birisi. Dedim ki çok beğenilmiş ki yapılmış, ünlenmiş:) Birde ben deneyim bakalım nasılmış meşhur incirli pastanın tadı. Denedim ve çok beğendim hemen bende bloğumda arşivime ekledim:) Denemeyenlere duyrulur;)

MALZEMELER:

3 Yumurta
1 Su bardağı un
6-7 Tane kuru incir
1 Su bardağı ceviz içi
1 Paket kabartma tozu

ŞERBETİ:

1,5 Su bardağı su
Yarım su bardağı şeker
1 Yemek kaşığı nescafe

MUHALLEBİSİ:
1 Litre süt
2 Yemek kaşığı nişasta
2 Yemek kaşığı un
5 Yemek kaşığı toz şeker
1 Paket krem şanti
1 Yemek kaşığı tereyağ

YAPILIŞI:
Önce incirleri doğrayıp biraz suda bekletip yumuşatalım. Bu arada şekerle yumurtaları çırpalım, diğer malzemeleride ekleyip karıştıralım. En son yumuşayan incirlerimizide ekleyip yağladığımız borcama dökelim ve 160- 170 derecede pişirelim. (Düşük ayarda)
Kekimiz pişerken bir kapta pişirmeden şerbet malzemelerini karıştıralım hazırlayalım. Diğer yandan muhallabisini pişirelim. Krem şanti hariç tüm malzemeleri ( yağı pişmeye yakınken ekleyin) bir tencereye alalım ve muhallebi kıvamında pişirelim. En son krem şantiyi de ekleyip mikserle çırpalım. Kekimiz pişince üzerine hemen şerbetimizi dökelim. 5-10 dakika sonrada muhallebiyi dökelim ve buz dolabında 1-2 saat dinlendirdikten sonra servis edebilirsiniz. Afiyet olsun sağlıkla kalın..



Tarifin devamı

KELEBEK KURABİYE



Bu kurabiyenin hamurunu üçüncü yapışımda nihayet tutturdum. Yani beni baya bir uğraştırdı:)) Ama son derece yapımı kolay ve eğlenceli. denemek isterseniz hemen deneyin çocuklar bayılıyor bu kurabiyeye;)

MALZEMELER:
1 paket margarin(yumuşak)
1 Yumurta
1 Paket vanilya
Yarım paket kabartma tozu
3-4 Yemek kaşığı kakao
1 Su bardağı pudra şekeri
Aldığı kadar un

YAPILIŞI:
Önce pudra şekeri ile yağımızı derin bir kapta karıştıralım. Ardından kakao hariç tüm maşzemeleri koyalım ve biraz yumuşak bir hamur elde edelim. Hamuru iki eşit parçaya bölelim ve bir parçasına kakao ekleyip yoğuralım. İki hamurumuzu da eşit büyüklükte olacak kadar merdane ile açalım. Üst üste koyalım ve ortadan ikiye keselim. Kestiğimiz hamuru kolay kesebilmemiz için bir saat kadar dolapta dinlendirelim. Hamurların birleşme yerleri üst tarafa gelecek şekilde yan yana koyalım ve iyice birleştirip keselim. Kestikten sonra kenarlarından iyice bastıralım ki kelebek şeklini alsın. Yağlı kağıt serili tepsimize dizelim ve 170 derecede kontrol ederek pişirelim. Afiyet olsun kelebekleriniz uzak diyarlara uçsun:))....




Tarifin devamı

TELLİ BABA TATLISI


İşte ağzınıza layık müthiş bir tatlı. Tadıyla, adıyla, görüntüsüyle bizden tam not aldı:)) Yalnız hamuru çok fazla çıkıyor. Tam ölçü ile yaparsanız 25- 30 tane kadar çıkıyor. Ben ilk yaparken yarım ölçü yaptım 15 tane çıktı. Bir de içinin kadayıfını kavurarakta yaparsanız güzel sonuç alırsınız. Kavrulmadan da güzel oluyor ama kadayıf biraz çiğ olunca yemesi zor oluyor gibi geldi bana:))

MALZEMELER:

HAMURU İÇİN:

1 Yumurta sarısı (Akı üzerine olacak)
1 Paket margarin(Yumuşak)
1 Çay bardağı sıvı yağ
1 Paket vanilya
2- 3 Yemek kaşığı yoğurt
1 Paket kabartma tozu

İÇİ İÇİN:


2 Su bardağı tel kadayıf
2 Yemek kaşığı hindistan cevizi ya da evde olan ceviz, fıstık..vs
1 Çay kaşığı tarçın( İstenirse)

ŞURUBU İÇİN:


3.5 Su bardağı şeker
3 Su bardağı su
Çeyrek limon suyu

YAPILIŞI:

En başta şurubumuzu kaynatalım. Şekerle suyu karıştırıp kaynatalım. Kaynamaya yakın limonumuzu da damlatıp kıvam alınca ocağın altını kapatalım.
Hamuru için yumuşamış margarini bir kaba alalım üzerine diğer hamur malzemelerini ekleyip yumuşak bir hamur elde edelim. Hamurumuz dinlenirken içi olan malzemeleri hazırlayalım. Tel kadayıftan önce bir küçük kase kadar ayıralım. Geri kalanı didikleyelim ve içine cevizi ve tarçını koyup karıştıralım. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alıp iç malzememizi koyup yuvarlayarak ağzını kapatalım. Hamurumuzu bu şekilde bitirdikten sonra üzerine yumurta beyazı sürüp ayırdığımız kadayıfa batıralım. Tatlımızı 180 derecede pişirelim ve ilk sıcaklığı çıkınca üzerine ılık şerbetimizi dökelim. Kaymak ya da dondurma eşliğinde sunabilirsiniz. Afiyet olsun:)

Tarifin devamı

İFTAR SOFRAM ve HAYIRLI BAYRAMLAR




En başta herkesin Ramazan Bayramını en içten dileklerimle kutlarım. Bu sene Ramazan ve yaz tatili o kadar hızlı geçti ki hızına yetişimedim.:) O yüzden fırsat bulup bloğuma iki satır yazı bile yazamadım. Ancak şu anda o fırsatı yakalayabildim:))

Tatil dönüşü eve gelince hiç hesapta yokken badana temizlik işine bulaştık. Ramazan ayının ilk haftaları bu telaşla geçince yorgunluktan gözümü açamadım. Bir an önce okul açılmadan evimi yerleştiriyim derdine düştüm:) O yüzden çok fazla sunabileceğim bir iftar sofram da olmadı:( Her Ramazan ayında hevesle mutfağa girere ordan burdan aldığım , gördüğüm tarifleri dener olmazsa uydurur iftara değişik bir yemek çıkarmaya çalışırdım. İlk defa bu Ramazan bunu yapamadım. İftara yiyeceğimiz iki çeşit yemeği bile ancak yetiştirebildim.Şimdi de okullar açılıyor onun heyecanı ve stresi başladı. Şimdi birde okul değiştirdim liseye geçtim bakalım bu yorgunluklar ne zaman bitecek:))

Arkadaşlarımızla yaptığımız iftar soframızda olan mamalarımız bunlar tarifi olmayanlar hemen gelecek;) Ana yemeğimiz paşa kebabının, sarmamızın ve tatlımız prefeterolün resmini çekmeyi unutmuşum onları tekrar yaptığımda fotolayıp hemen tarifini paylaşacağım:)








Kıtır kuruton eşliğinde kremalı patates çorbası














Maş fasülye piyazı (Maş fasulyesini haşlayıp yeşillikler ,zeytinyağ ve nar ekşisi ile birleştirdim)














Kıtır kurutonlar

















Sarmısaklı yoğurtlu közlenmiş patlıcan ve biber salatası
















Perde pilavı








Tarifin devamı

NİHAYET DÖNDÜM;)



Herkese kocaman sevgiler ve hayırlı Ramazanlar... Nihayet tekrardan sizlere merhaba diyebilmek ve bloğuma birşeyler yazabilmek nasip oldu. Tatil tatil derken onuda bitirdik. Şimdi Ramazanı da neredeyse bitirmek üzereyiz. Zaman çok çabuk geçiyor, zamanın hızına yetişmek mümkün değil. Bu yaz bana o kadar hızlı geçti ki sanki hiç yaşanmamış gibi fırtına gibi geldi geçti. Belkide çok gezdiğim için zamandan haberim olmadı:)) İstanbuldan, Ankaradan, ordan burdan gezdiğim yerlerden küçük kareler paylaşmak istiyorum sizlerle sonra tariflerime hızla inşallah devam edeceğim.. Sevgiyle sağlıkla kalın..


Ankara Beypazarı manzarası:)



Meşhur Bey pazarı kuruları..





Bey pazarında yaşayan müzeden bir kare.



Ah İstanbul! :))Karaköyden Topkapı Sarayı


İstiklal caddesi


Tünel. Dünyanın üçüncü en eski metrosu




Galata kulesi. Hazarfen Ahmet Çelebi buradan nasıl uçmaya cesaret edebildi acaba:))




Yerebatan Sarnıcı


Ayasofya Müzesi


Sultan Ahmet Camiden kareler..


Daha fotoğrafını çekemediğim pek çok yer... Memleketimiz o kadar güzel ki.. Değerini bilmek gerek.. Tatilde gezdiğim yerlerden Antalyadan , Konyadan kareler ekleyemedim.. Oralara sürekli gittiğim için olsa gerek:))
Tarifin devamı

ŞİMDİ TATİL VAKTİ:)


Canlar, sevgili arkadaşlar bir süredir bilgisayarın başına oturuyom kalkıyom ama iki satır şey yazmak, resim eklemek zor gelmeye başladı. Anladım ki tatil vakti gelmiş:)) Yarın nasip olursa istanbuldayım. Oradan da Ankara ve Antalyaya inşallah sağ salim ulaşırsak. Ben yokken kendinize çok iyi bakın arkadaşlar benim bloğa da göz kulak olun:)) İnşallah ağustos ayında buluşmak dileğiyle herkese iyi tatiller....
Tarifin devamı